Preloader

Sıkça Sorulan Sorular

  1. Home
  2. Sıkça Sorulan Sorular

Genel Diş Sağlığı ve Tedaviler

Günde en az iki kez, sabah kahvaltıdan sonra ve gece yatmadan önce diş fırçalanmalıdır. İdeal olan her öğünden sonra fırçalama yapmaktır. Fırçalama süresi en az iki dakika olmalıdır

Evet, diş ipi kullanımı son derece önemlidir. Diş fırçası diş aralarına tam olarak ulaşamamaktadır. Diş ipi plak ve yemek artıklarını temizleyerek diş eti hastalıklarını önlemektedir.

Diş fırçası üç ayda bir mutlaka değiştirilmelidir. Kıllar yıprandığında veya açıldığında daha erken değişim yapılmalıdır. Hastalık sonrasında da fırça değiştirilmektedir.

Elektrikli diş fırçaları doğru teknikle kullanıldığında manuel fırçalardan daha etkili olabilmektedir. Özellikle el becerisi kısıtlı kişiler için önerilmektedir.

Ağız gargarası fırçalama ve diş ipi kullanımından sonra uygulanmalıdır. Alkol içermeyen ürünler tercih edilmelidir. Gargara diğer uygulamaların yerini almamaktadır.

 

Altı ayda bir düzenli diş kontrolü önerilmektedir. Risk faktörleri bulunan kişilerde daha sık kontrol gerekebilmektedir. Erken teşhis tedavi başarısını artırmaktadır.

Yılda en az bir kez profesyonel diş taşı temizliği yapılmalıdır. Diş taşı oluşumuna yatkın kişilerde altı aylık periyotlar tercih edilmektedir.

 

Diş hassasiyeti mine aşınması, diş eti çekilmesi veya çatlaklar nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Sıcak, soğuk, tatlı veya asitli yiyecekler ağrıya neden olmaktadır.

Diş çürüğü ağızdaki bakterilerin şekeri aside dönüştürmesiyle başlamaktadır. Asit diş minesini eritere çürüğe yol açmaktadır. Düzenli fırçalama bu süreci engellemektedir.

Evet, flor diş minesini güçlendirmekte ve çürük oluşumunu önlemektedir. Yetişkinler için 1450 ppm florür içeren macunlar önerilmektedir.

Karbonat aşındırıcı etkisi nedeniyle diş minesine zarar verebilmektedir. Profesyonel beyazlatma yöntemleri daha güvenli olmaktadır.

Şeker ağızdaki bakteriler için besin kaynağı olmaktadır. Bakteriler şekeri aside dönüştürerek diş minesini eritmektedir. Şekerli atıştırmalıklar özellikle zararlı olmaktadır.

Şeker ağızdaki bakteriler için besin kaynağı olmaktadır. Bakteriler şekeri aside dönüştürerek diş minesini eritmektedir. Şekerli atıştırmalıklar özellikle zararlı olmaktadır.

Diş beyazlatma kalıcı değildir ancak etkisi 1-3 yıl sürebilmektedir. Beslenme alışkanlıkları ve sigara kullanımı süreyi etkilemektedir. Periyodik rötuşlar ile sonuç korunabilmektedir.

Profesyonel beyazlatma işlemleri diş minesine zarar vermemektedir. Aşırı ve kontrolsüz uygulamalar hassasiyet oluşturabilmektedir. Hekim kontrolünde yapılması önemlidir.

İlk 48 saat renkli yiyecek ve içeceklerden kaçınılmalıdır. Çay, kahve, kırmızı şarap ve sigara beyazlığı etkilemektedir. Düzenli ağız hijyeni korunmalıdır.

Gerekli durumlarda kurşun önlük ile röntgen çekilebilmektedir. Dijital röntgen radyasyon dozunu minimuma indirmektedir. Mümkünse doğum sonrasına ertelenebilmektedir.

Hamilelikte diş tedavisi güvenle yapılabilmektedir. İkinci trimester en uygun dönem olmaktadır. Acil tedaviler her dönemde gerçekleştirilebilmektedir.

Hamilelikte diş beyazlatma önerilmemektedir. Bu işlem doğum sonrasına ertelenmelidir.

Emzirme döneminde rutin diş tedavileri güvenle yapılabilmektedir. Kullanılacak ilaçlar konusunda hekim bilgilendirilmelidir.

Modern anestezi teknikleri ile kanal tedavisi ağrısız yapılmaktadır. Tedavi sırasında rahatsızlık hissedilmemektedir. Tedavi sonrası hafif hassasiyet normal olmaktadır.

Basit vakalarda tek seansta tamamlanabilmektedir. Karmaşık vakalarda 2-3 seans gerekebilmektedir. Enfeksiyon varlığında süre uzayabilmektedir.

Doğru tedavi ve restorasyon ile kanal tedavili diş ömür boyu kalabilmektedir. Kron uygulaması dişi güçlendirmektedir.

Mümkün olduğunca doğal diş korunmalıdır. Kanal tedavisi çekime tercih edilmelidir. Çekim sonrası implant veya köprü gerekecektir.

Dental mikroskop ile gizli kanallar görülebilmektedir. Tedavi başarı oranı artmaktadır. Karmaşık vakalarda tercih edilmektedir.

Ortodonti tedavisi için ideal yaş 10-14 arasıdır. Ancak her yaşta tedavi mümkün olmaktadır. Yetişkin ortodontisi yaygınlaşmaktadır.

Şeffaf plaklar (alignerlar) uygun vakalarda etkili olmaktadır. Karmaşık vakalarda geleneksel braketler tercih edilebilmektedir.

Tedavi süresi vakaya göre 6 ay ile 3 yıl arasında değişmektedir. Ortalama süre 18-24 ay olmaktadır.

İlk günlerde ve ayarlamalardan sonra hafif ağrı normaldir. Ağrı birkaç gün içinde azalmaktadır.

Pekiştirme apareyi kullanılmazsa dişler eski konumuna dönebilmektedir. Sabit veya hareketli pekiştirici kullanımı şarttır.

Şiddetli çapraşıklıkta yer açmak için çekim gerekebilmektedir. Her vakada çekim gerekmemektedir.

İlk diş çıktığında veya en geç birinci yaşta kontrol yapılmalıdır. Erken kontrol alışkanlık oluşturmakta ve koruyucu tedavi imkanı sağlamaktadır.

Süt dişleri çiğneme, konuşma ve çene gelişimi için kritiktir. Kalıcı dişlere yer rehberliği yapmaktadır. Erken kayıp yer darlığına yol açabilmektedir.

Evet, süt dişi çürüğü mutlaka tedavi edilmelidir. Enfeksiyon kalıcı dişlere zarar verebilmektedir.

 

Uzun süren parmak emme diş dizilimini ve çene yapısını olumsuz etkilemektedir. 3-4 yaşına kadar bırakılması önerilmektedir.

Diş Kliniği ve Randevu

Diş kliniği seçiminde hijyen standartları, hekim deneyimi ve kullanılan teknoloji önemli olmaktadır. Hasta yorumları ve klinik akreditasyonları değerlendirilmelidir.

 

Acil durumlar dışında randevu alınması önerilmektedir. Randevulu hastalar öncelikli değerlendirilmektedir. Acil ağrı durumlarında randevusuz başvuru kabul edilmektedir.

İlk muayenede ağız içi detaylı inceleme yapılmaktadır. Gerekirse röntgen çekilmekte ve tedavi planı oluşturulmaktadır. Hasta şikayetleri ve beklentileri dinlenmektedir.

Tedavi öncesi dişler fırçalanmalı ve ağız temiz tutulmalıdır. Kullanılan ilaçlar hekime bildirilmelidir. Aç karnına gelmekten kaçınılmalıdır.

Korkunuzu hekiminize açıkça ifade etmeniz önerilmektedir. Modern anestezi teknikleri ağrısız tedavi sağlamaktadır. Sedasyon seçenekleri mevcuttur.

Birçok diş kliniği taksitli ödeme seçenekleri sunmaktadır. Kredi kartı taksitlendirmesi yaygın olarak uygulanmaktadır.

Şiddetli ağrı, kanama veya travma durumlarında acil başvuru yapılmalıdır. Düşen dolgu veya kırık diş parçası saklanmalıdır. Şişlik durumunda buz uygulanabilmektedir.

İmplant Tedavisi

İmplant, eksik dişin yerine yerleştirilen titanyum vida şeklinde yapay diş köküdür. Üzerine porselen veya zirkonyum kron takılmaktadır. Doğal diş görünümü ve işlevi sağlamaktadır.

İmplant ameliyatı lokal anestezi altında yapıldığından işlem sırasında ağrı hissedilmemektedir. Ameliyat sonrası hafif ağrı ve şişlik normal karşılanmakta, ilaçlarla kontrol altına alınmaktadır.

Doğru bakım ve hijyen ile implantlar ömür boyu kullanılabilmektedir. Düzenli kontroller ve temizlik implant ömrünü uzatmaktadır. Üzerindeki kron 10-15 yılda yenilenebilmektedir.

Standart implant tedavisi 3-6 ay arasında tamamlanmaktadır. Kemik grefti gerektiğinde süre uzayabilmektedir. Tek seansta implant uygulamaları da mevcuttur.

Yeterli kemik hacmi olan, genel sağlığı iyi olan herkes implant adayı olabilmektedir. Kontrolsüz diyabet, ağır kalp hastalıkları ve aktif kanser tedavisi engelleyici faktörler olmaktadır.

Kemik yetersizliğinde kemik grefti veya sinüs lifting işlemleri uygulanmaktadır. Bu işlemler implant için gerekli kemik hacmini oluşturmaktadır.

İlk günlerde yumuşak ve ılık yiyecekler tüketilmelidir. Sert, çıtır ve baharatlı yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Bir hafta sonra normal beslenmeye geçilebilmektedir.

Periimplantit denilen enfeksiyon oluşabilmektedir. Düzenli hijyen ve kontroller bu riski minimize etmektedir. Sigara kullanımı enfeksiyon riskini artırmaktadır.

İmplant bağımsız olarak kemik içine yerleştirilmekte, köprü ise yan dişlere tutunmaktadır. İmplant yan dişleri korurken köprü için yan dişlerin törpülenmesi gerekmektedir.

Titanyum biyouyumlu malzeme olduğundan gerçek red çok nadir olmaktadır. Başarısızlık genellikle enfeksiyon veya yetersiz kemik entegrasyonundan

Kontrol altındaki diyabet hastalarında implant tedavisi uygulanabilmektedir. Kan şekeri regülasyonu iyileşme sürecini etkilemektedir.

Sigara implant başarı oranını önemli ölçüde düşürmektedir. Tedavi öncesi ve sonrası sigara bırakılması şiddetle önerilmektedir.

All-on-4, dişsiz çeneye dört implant ile sabit protez uygulamasıdır. Aynı gün diş takılabilmekte ve kemik grefti ihtiyacını azaltmaktadır.

İmplant bakımı doğal diş bakımına benzemektedir. Günlük fırçalama, diş ipi ve ara yüz fırçası kullanılmalıdır. Düzenli hekim kontrolü şarttır.

Zirkonyum ve Porselen Kıyaslaması

Zirkonyum, metal altyapı içermeyen tam seramik kaplama türüdür. Doğal diş görünümü ve biyouyumluluğu ile öne çıkmaktadır. Metal alerji riski bulunmamaktadır.

Klasik porselen metal altyapı üzerine uygulanırken zirkonyum tamamı seramiktir. Zirkonyum daha estetik ve dayanıklı olmaktadır. Porselen daha ekonomik seçenek olmaktadır.

Ön dişlerde estetik öncelikli ise zirkonyum tercih edilmelidir. Arka dişlerde porselen de yeterli olabilmektedir. Hekim değerlendirmesi sonrası karar verilmelidir.

Kaliteli zirkonyum kaplamalar 15-20 yıl ve üzeri kullanılabilmektedir. Bakım ve kullanım alışkanlıkları ömrü etkilemektedir.

Zirkonyum renk değişimine dirençlidir ve kararmamaktadır. Yüzey lekeleri profesyonel temizlik ile giderilebilmektedir.

Metal destekli porselen yıllardır güvenle kullanılmaktadır. Nadir durumlarda metal alerjisi görülebilmektedir. Diş eti çekilmesinde metal kenar görünebilmektedir.

Zirkonyum için minimal diş törpülemesi yapılmaktadır. Genellikle 1-1.5 mm civarında aşındırma yeterli olmaktadır. Lamina veneer uygulamalarında daha az aşındırma yapılmaktadır.

Kaliteli zirkonyum kaplamalar doğal diş görünümü sunmaktadır. Işık geçirgenliği doğal dişe benzemektedir. Renk uyumu özenle sağlanmaktadır.

E-max lityum disilikat bazlı tam seramik kaplamadır. Mükemmel estetik ve şeffaflık sağlamaktadır. Özellikle ön dişlerde tercih edilmektedir.

Zirkonyum son derece dayanıklı malzemedir. Normal kullanımda kırılma riski düşüktür. Aşırı sıkma ve gıcırdatma hasara yol açabilmektedir.

Zirkonyum kaplama genellikle iki seansta tamamlanmaktadır. İlk seansta diş hazırlanmakta, ikinci seansta kaplama yapıştırılmaktadır.

Doğru yapılmış kaplamanın altında çürük oluşmamaktadır. Kenar uyumu ve hijyen bu riski belirlemektedir. Düzenli kontrol önemlidir.